Banner
TEKRARLAYAN GEBELİK KAYIPLARI
Resmi büyütmek için tıklayınız TEKRARLAYAN GEBELİK KAYIPLARI

TEKRARLAYAN GEBELİK KAYBI; ARDIŞIK OLARAK ÜÇ VEYA DAHA FAZLA GEBELİĞİN 20’NCİ HAFTADAN ÖNCE SONLANMASI VEYA 500 GRAM AĞIRLIĞIN ALTINDA FETUSUN DOĞMASI OLARAK TANIMLANIYOR. TÜM GEBELİKLERİN YÜZDE 0.5-1’İNDE GÖRÜLÜYOR. TEKRARLAYAN GEBELİK KAYIPLARI HAKKINDA ÖZEL ORDU SEVGİ HASTANESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI OP. DR.TUĞBA KARADENİZ ATALAY BİLGİLENDİRDİ.

Düşüklerin sebepleri çok çeşitlidir. Tekrarlayan gebelik kayıplarının etyolojisini açıklamak için birçok neden öne sürülmüştür. Bunlar; genetik anatomik, endokrinolojik faktörler, plasental anomaliler, enfeksiyon, sigara ve alkol tüketimi ,çevresel faktörler ( iyonize radyasyon, stres olarak sıralanabilir. Özellikle endokrinolojik nedenler arasında luteal faz yetmezliği, polikistik over sendromu, diabetes mellitus, hiperprolaktinemi, tiroit hastalıkları sayılabilir.

Anatomik nedenler arasında uterusun anomalileri (rahimde perde ‘uterus septus’ gibi rahim anomalileri, myomlar, servikal yetmezlik, rahim ağzı yetmezliği, uterin sineşi (rahim duvarında yapışıklık) gibi durumlar görülebilir.

Son yıllarda tekrarlayan gebelik kayıplarının nedenleri arasında ‘trombofili’ dediğimiz kanın pıhtılaşma sistemi ile ilgili bozukluklar giderek önem kazanmıştır. Trombofililer; toplardamarlarda tıkanma riskinin arttığı durumlar olup, kalıtsal ve sonradan kazanılmış olarak 2 ana gruba ayrılmaktadır.

TROMBOFİLİN ÖNEMLİ YERE SAHİP

Trombofilili hastalarda; gebelikte rahimde oluşan damarlarda (desidual damarlarda) trombozu (tıkanmayı) izleyen plasental infartlar (bebeğin eşinde kanlanması bozulmuş alanlar) gelişmesi sonucu uteroplasental yetersizlik ve sonucunda fetal kayıplar (bebek kayıpları) gibi komplikasyonlar daha sık görüldüğü için trombofilinin tekrarlayan gebelik kayıplarında önemli bir yere sahip olduğu anlaşılmıştır. Sonradan kazanılmış trombofilinin tipik örneği de antifosfofilit antikor sendromudur. Antifosfofilit antikorlar trombositlerin bir araya gelerek yapışmasına neden olur. Bu da plasental damar duvarını bozar, tromboza (plasental damarlarda tıkanmaya yol açarak) fetusun beslenmesini bozmaktadır.

Trombofili (pıhtılaşma bozukluğu) olan hastalarda ve antifosfolipit antikor sendromu olan hastalarda düşük doz aspirin veya heparin önerilmektedir.

Her ikisi de plasenta damarlarındaki pıhtılaşma bozukluğunu engellemekte ve gebelik kayıplarını azaltmaktadır.

Tekrarlayan gebelik kayıplarında genetik faktörler de önemli bir yere sahiptir. Spontan (kendiliğinden) düşüklerin yüzde 50-70’inde kromozom anormalliği saptanmıştır. Tekrarlayan gebelik kayıplarında çiftlere karyotip tayini (kromozom analizi) seçeneğinin sunulması ve bir anomali tespiti halinde klinik genetik uzmanından danışmanlık alınması en doğru yaklaşımdır.

Preimplantasyon genetik tarama pgt ile; kromozom analizi; normal embriyoların seçilerek implantasyon (fetusun rahim duvarına yuvalanması) oranlarının arttırılması ve düşük oranlarının azaltılabileceği düşünülmüştür. Pgt’nin en tecrübeli ellerde bile hatasız yapılması mümkün değildir. Bilimsel kanıtlardaki yetersizlik ve beraberinde tedavinin maliyeti ve riskleri düşünüldüğü takdirde tekrarlayan gebelik kayıplarında preimplantasyon genetik tanının rutin olarak önerilmemesi gerekmektedir.

Tekrarlayan gebelik kayıplarında kadının rahmindeki anatomik bozukluklar da önemli bir nedendir. Örneğin en sık rastlanan doğumsal anomali (uterus septus) rahim içinde perde olması ve rahim boşluğunu ikiye bölmesidir. Rahim içindeki perdenin kanlanamaması nedeniyle embriyonun rahim içine yuvalanamaması ve plasenta gelişiminin zor olması nedeniyle düşükler ortaya çıkacaktır. Yine rahim boşluğunu dolduran ‘myomlar’da rahim boşluğunu deforme ederek aynı nedenle gebelik kaybına neden olmaktadır.

İSTİRAHAT KAYBI AZALTMIYOR

Rahim anomalileri tekrarlayan gebelik kaybı olgularında en iyi tedavi edilebilen grup olarak kabul edilir. Histeroskopi ile rahim içindeki perde ve myom çok rahat tedavi edilebilir. Hekimlerin birçoğu tarafından düşük tehlikesi geçiren hastalar için yatak istirahati önerilse de bilimsel çalışmalar yatak istirahati ile gebelik kaybı sıklığının azalmadığını göstermektedir.

Nedeni açıklanamayan tekrarlayan gebelik kaybı olgularında psikolojik destek verilmesi ve haftalık ultrasonlarla yakın izlem gibi moral destek tedavileri ile gebelik kaybının 2-4 kez daha azalmış olduğu bildirilmiştir. Sonuç olarak, tekrarlayan gebelik kayıplarının nedeni henüz tam olarak belli olmasa da; trombofili dediğimiz (bebeğin plasentasındaki damarlarda pıhtılaşma sistemi ile ilgili bozuklukta) olgularda düşük doz aspirinin ve düşük molekül ağırlıklı heparinin kullanımı tekrarlayan gebelik kaybı oranlarını azaltmakta, canlı gebelik oranlarını arttırmaktadır.

Eklenme Tarihi: 05/02/2019
 
:: Diğer Haberler + tüm haberleri gör
 
- AMELİYATSIZ YÜZ GERME TEDAVİLERİ
14/02/2019
 
- Dünya sigarayı bırakma günü
08/02/2019
 
- 4 Şubat Dünya Kanser Günü
04/02/2019
 
- DİYABET HASTALARINA SOĞUK HAVA UYARISI
30/01/2019
 
- Hemoroid (basur) nedir? Hemoroid nedenleri, belirtileri ve tedavisi…
15/01/2019
 
- Diyabet Hastalarının Kışın Dikkat Etmesi Gerekenler
02/01/2019
 
- KAPALI RAHİM ALMA AMELİYATI İLE SAĞLIĞINA KAVUŞTU
19/12/2018
 
- Hastanemizde “13 Aralık, Anestezi Teknisyeni ve Teknikerleri Günü” kutlandı.
13/12/2018
 
- Çocuklarda kış hastalıkları
01/12/2018
 
- AYNAYA BAKTIĞINIZDA BURNUNUZDAN BAŞKA BİR ŞEY GÖRMÜYORSANIZ, İŞTE BİLMENİZ GEREKENLER!
21/11/2018
 
- 14 Kasım Dünya Diyabet Günü
13/11/2018
 
- Dünya Zatürre Günü
12/11/2018
 
- DİYABET HASTALARINA SOĞUK HAVA UYARISI
08/11/2018
 
- DÜNYA İNME GÜNÜ
30/10/2018
 
- 20 EKİM DÜNYA OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ) GÜNÜ
20/10/2018
 
- MEME KANSERİ BİLİNÇLENDİRME AYI (1- 31 EKİM)
30/09/2018
 
- Dünya Kalp Günü
29/09/2018
 
- YÜZDE DOLGU UYGULAMALARI
09/08/2018
 
- CİLDİNİZİ BİLİNÇLİ KORUYUN
09/07/2018
 
- Deniz, kum, güneş görmeden DOKTORUNUZ KALBİNİZİ GÖRSÜN!
25/06/2018
 
 
Pro WEB